Hayret Türkiye

Devamını Oku…

İstanbul’un Velî Zâtları…

Devamını Oku…
22 Nisan 2018 - 21:53 'de eklendi ve 40 kez görüntülendi.


İstanbul’un Velî Zâtları; Zamanın padişahı bir gün vezirine sorar: “İstanbul’da Velî var mıdır?”, “Olmaz mı padişahım, elbette vardır.” Padişah “Haydi o zaman, gidip bir ziyaret edelim.” Vezir “Emredersiniz sultanım, derhal.”Padişahın kafasına takılır

“Yanına gideceğimiz bu zâtın gerçekten velî olup olmadığını nasıl anlayacağız?”, “Hiç merak buyurmayın, gayet kolaydır” der vezir.

Padişah ile veziri tebdil-i kıyafet ederek sessiz sedasız saraydan sokağa çıktılar ve doğruca kapalı çarşıya gittiler.

Vezirle beraber bir manifaturacı dükkanına girdiler. Vezir selamdan sonra kumaşları görmek istediklerini söyledi ve top top kumaşlar önlerine indirildi. Her birini uzun uzun incelediler.

Vezir, bir top kumaşı işaret ederek: “Şundan bana bir arşın kesebilir misin?” dedi. Dükkan sahibi memnuniyetle müşterilerinin bu arzusunu yerine getirdi.

Vezir: Bu galiba biraz az oldu, yarısı kadar daha kesebilir misin, dedi. Bu arzuları da yerine getirildi. Vezir, başka bir top kumaşı göstererek: Bu kestiğin parçaları beğenmedim. Şundan yarım arşın kesebilir misin, dedi.



Dükkan sahibi, bu teklifi de reddetmedi. Kısacası bir çok toplardan böyle yarımşar arşın birer arşın kestirdi. Sonunda vezir: Bunların hiçbirisi kesildikten sonra hoşuma gitmedi, almayacağım diyerek dükkandan çıkmaya davranınca, kumaşçı büyük bir sükunetle:

“Fesübhanallah” diye gülümsedi. Vezir bir çok kumaş kestirdiği halde, hiç birini satın almadan dükkandan çıktı. Olanı biteni ve kumaşçının sabrını hayretle izleyen padişah vezirine:

Şu kumaşçı gerçekten de velîlerden imiş. Acaba makamı bundan daha yüksek olan başka bir velî var mıdır, dedi. Vezir:” Evet vardır sultanım, vardır” cevabını verdi ve birlikte Sultanahmet’te karpuz satan bir velînin sergisine gittiler.

Padişah izlerken vezir hemen karpuz yığınlarının arasına girdi. Rast gele karpuzları almaya, ve kestirmeye başladı, onu kes beğenmedim bunu kes bu gök, onu bırak şunu da kes derken epey bir karpuzu yere atıp telef ettikten sonra, karpuzcu hafifçe vezirin omzuna dokundu:

“Bana bak efendi”, dedi. “Ben, o kumaş satan zat-ı muhtereme benzemem, verdiğin zararı ödemezsen, ensene öyle bir vururum ki, neye uğradığını anlayamazsın”

Padişah önce karpuzcunun sonra geri dönüp kumaşçının zararlarını ödedi. Saraya dönerken vezirine sordu: “Anlamadım gitti, bunlardan hangisi daha üstündür”?
Vezir soruyu şöyle cevaplandırdı:

“Yerine göre sultanım . Adam olmaya kabiliyeti ve istidadı olan kimse, kumaşçının eliyle irşad edilir. Düşüncesi kıt, irfanı kısır olan kimse de karpuzcunun terbiye şekliyle irşad edilir.”



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Etiketler :

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER