Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Yıl 1915. Aylardan Mayıs. Çanakkale’de kıyametin koptuğu günler.

Devamını Oku…
23 Nisan 2018 - 3:51 'de eklendi ve 1071 kez görüntülendi.


Veresiye Defteri; Yıl 1915. Aylardan Mayıs. Çanakkale’de kıyametin koptuğu günler. Genç tarih muallimi her günkü gibi mektepten içeri girer. Selâm verir ama çocuklar Selâma karşılık vermezler.

Genç muallim ilk defa böyle bir şeyle karşılaştığı için iyice şaşırmıştır. Arka sıralarda oturanlardan biri ayağa kalkarak;

Hocam, kasabamızda eli ayağı tutan ağabeylerimiz Çanakkale’ye gönüllü gittiler, Biz de gitmek istiyoruz, fakat yaşımız tutmuyor ama siz hâlâ buradasınız, söyler misiniz bize, vatanımız elden giderse sizin verdiğiniz eğitim ne işe yarayacak ?”

Genç muallim adeta gaflet uykusundan uyanmıştır. O an diyememiştir yaşlı anamın benden başka kimsesi yok, lakin sınıftaki delikanlı yerden göğe haklıdır. Vatan elden giderse ana oğul bir arada olmanın ne faydası olacak.

Ders bitmeden gözleri dolarak sınıftan çıkar ve mektebin idaresine durumu anlatan dilekçesini verir. Doğruca askerlik şubesine gidip gönüllü yazılır.

Oradan çıkınca evine gelir. Hayattaki tek varlığı yaşlı annesi ile beraber iki kişi oturmaktadırlar. Durumu annesine izah eder, ondan hakkını helâl etmesini ister.



Ertesi gün arkadaşlarıyla, talebeleriyle vedalaşır ve okulla ilişiğini keser. Ardından gün görmüş bir zat olan mahallenin bakkalına uğrar ve şöyle der:

“Allah’ın izniyle vatanın bağrına saplanmış olan düşman hançerini çıkartmaya gidiyorum. Senden isteğim, anamı iaşesiz bırakma!

Kısmetse dönüşte borcumu öderim” Bir kaç gün içinde diğer gönüllülerle beraber Çanakkale’ye doğru yola çıkar. Uzun süre çeşitli cephelerde savaşa katılır. Askere yazıldıktan 7 ay sonra Aralık 1915′ te cephede şehit düşer.

Annesine bir zaman sonra şehadet haberi ulaşır. Hayattaki tek varlığı oğlunu kaybettiği için çok üzülmesine rağmen hâdiseyi tevekkülle karşılar. Aklına, veresiye ihtiyaçlarını ve yiyecek aldığı bakkal gelir.

“Yedi aydır senden veresiye alırız, borcumuzu öğrenelim bir şekilde ödeyelim de oğlum borçlu yatmasın” der. Bakkal Efendi şöyle cevap verir: “Hanım, sen okuma yazma bilmezsin, okuma bilen bir yakınını getir de hesabı o çıkarsın”

Bunun üzerine, komşusunun kızı ile birlikte dükkâna gider. Bakkal veresiye defterini açar, önlerine koyar. Alış veriş hesabının üzerinde kırmızı kalemle şöyleyazıyordur defterde: “Bu hesap Çanakkale’den şehit kanıyla ödenmiştir, vesselam”



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER