Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Vaktiyle uçsuz bucaksız ovalarla yüksek mi yüksek dağların birleştiği eteklerde kurulmuş bir köyde ailesiyle beraber yaşayan bir ihtiyar varmış.

Devamını Oku…
11 Şubat 2018 - 7:54 'de eklendi ve 242 kez görüntülendi.


Vaktiyle uçsuz bucaksız ovalarla yüksek mi yüksek dağların birleştiği eteklerde kurulmuş bir köyde ailesiyle beraber yaşayan bir ihtiyar varmış. İhtiyarın dededen babadan geçen bir de at sevdası varmış. Görenleri kıskandıran dillere destan siyah bir atı varmış.

Civar yörelerden ağalar beyler kimler talip olmamış ki. Değerinin kat be kaz fazlası servet mukabili altın akçe teklif etmişler. Lakin ihtiyar ; İnsan dostunu satar mı hiç, bu at benim için bir at değil bir dost” der gelenleri geri çevirirmiş.

İhtiyar bir sabah kalkmış ahırın kapısı açık, çit açık at yok. Köylü duymuş toplanmış;” Be adam, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belli değil miydi? Ömrünün sonuna kadar çoluğuna çocuğuna yetecek servet paralar teklif ettiler, inat ettin satmadın, bak şimdi, paranda yok atında elden gitti.” demişler.

İhtiyar üzgün de olsa köylüye cevap vermekten geri kalmamış; “Karar vermek için acele etmeyin, Gerçek şu sadece at kayıp, ondan ötesi sizin yorumunuz, ötesinde ne yaşarız, artık hayır mı şer mi onu biz bilemeyiz. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez”

Köylü “sen kendini avutmaya devam et deyip” gülüşmelerle oradan ayrılmışlar. İhtiyar ne ahırın kapısını ne de atın dolaştığı arazinin çitini kapatmamış.

Bir hafta sonra bir gece at geri gelmiş, Meğerse vahşi atların sesine gitmiş, bir hafta dağlarda otlaklarda onlarla gezmiş, yanında da bir düzine vahşi atla geri gelmiş. Gece yarısı kişneme sesleriyle uyana ihtiyar hemen gidip çitleri kapatmış.



Gözlerine inanamamış mübarek hepsi seçme sanki, birbirinden güzelmiş vahşi atların hepsi. Duyan köylü gelmiş hepsi hayran hayran atlara bakarken, ihtiyar yanlarına gelince topluca,” Hakkını helal et, senin sözün doğruymuş, atının kaybolması şer, değil hayırmış. Bir sürü atın oldu”

dediklerinde,ihtiyar; ” gene acele ediyorsunuz. Buradaki gerçek atın geri döndüğüdür, ondan ötesi ne getirir hayır mı şer mi onu biz bilemeyiz” demiş. Köylüler bu defa ses etmeden geri dönmüşler.

Bir kaç gün sonra, atları ehlileştirmeye çalışan ihtiyarın oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin tüm işini gören oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara. “Bir kez daha haklı çıktın. Bu atlar yüzünden tek oğlun bacağını uzun süre kullanamayacak.

Bütün işler kalacak, kim bakacak kim yapacak, iyice zora düşeceksin” demişler. İhtiyar “Sizde erken karar vermek, her şeyin yorumunu yapmak hastalık haline gelmiş. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin yorumunuz, bakalım karşımıza ne çıkar hayır mı şer mi biz bilemeyiz”

Az bir zaman sonra, köye hükümdarın görevlileri gelmiş, komşu ülkeyle olan anlaşmazlıklar yüzünden savaş ilan edildi, hükümdarın emri diyerek bütün gençleri askere alınmaya başlamış.
Matem havasında ki köylüler gene ihtiyara gelmişler;

“Bak gene haklı çıktın, Oğlunun bacağı kırıldı, lakin hiç değilse yanında. Oysa bizim oğullarımız askere alındı, belki hiç dönemeyecekler, belki esir düşecekler, kim bilir. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, hayırmış meğer”

“Siz hem bana haklı diyor, hemde bildiğinizden geri kalmıyorsunuz, erken karar vermeye devam ediyorsunuz. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde.Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Ama hayır mı şer mi biz bilemeyiz, sadece Allah biliyor.”

Yine bir zaman sonra iki ülke müzakerelerle anlaşır, savaş olmadan barış yapılır. Askerler evlerine döner, hemde hükümdar her birine birer kese altın vermiştir. Köylüler onları heyecanla karşılar, evlatlarına sağ salim kavuşmanın sevinciyle ihtiyarın yanına koşarlar.

İhtiyar dönen asker ve ailelerini görünce, onlara konuşma fırsatı vermeden elini kaldırır ve sözlerine şöyle devam eder; “Biliyorum gene haklı çıktım, Lakin benim haklı çıkmam çok bilmemden, değil sabretmemden, acele karar vermememdendir.

Acele karar vermeyin, hemen yorumda bulunmayın. Allah bir kapıyı kapatır, bir diğerini açar. Hayır mı şer mi bilemeyiz. Bize düşen sabır ve şükürdür.”



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Etiketler :

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER