Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Vaktiyle, eski zamanlarda memleketin birinde iki arkadaş, iki eski dost yolculuk yapıyordu. Yolda dinlenmek için bir ağaç gölgesinde mola verdiler.

Devamını Oku…
21 Nisan 2018 - 4:13 'de eklendi ve 691 kez görüntülendi.


AÇ GÖZLÜLÜĞÜN SONU; Vaktiyle, eski zamanlarda memleketin birinde iki arkadaş, iki eski dost yolculuk yapıyordu. Yolda dinlenmek için bir ağaç gölgesinde mola verdiler.

Konakladıkları yerde dinlenip sohbet ederken biri elindeki asa ile toprağı eşeler ve yeri biraz kazar. Toprağı karıştırırken bir kulpu çıkar. Sonrasında iki arkadaş daha fazla kazdıklarında yerde bir küp.

Merakla küpü yerinden çıkarıp açınca birde bakarlar ki ağzına kadar altın dolu. Basbayağı büyük bir hazine ellerine geçmişti.

Düne kadar gündelik işlerde çalışıp günübirlik yaşarken, şimdi ömür boyu harcamaya yetecek altınları vardı, ilahi takdir zengin olmuşlardı. Lakin şeytan aralarına girdi ve dünün açları bu günün açgözlüleri oldular ve paylaşmakta anlaşamadılar.

Şu kadarı senin, bu kadarı benim ben gördüm, ben buldum derken derken kavga etmeye başladılar ve biri yerden aldığı taşla diğerinin kafasına vurup öldürdü.

Öldüren, arkadaşını sürükleyerek uzaklaştırdı ve bir çukura atıp üzerini kapattı. Sonra altınları, kimseye göstermeden nasıl taşırım nasıl götürürüm diye düşünürken küp ulu orta meydandayken üç kişi çıkageldi.



Gelen üç kişi altınları görünce birden işler değişti. Herkes birbirine düşman kesildi. Hepsi de altınlara sahip olmak istedi. Altınları ilk bulan baktı olacak gibi değil, buradaki altın hepimizi zengin eder, hepimize yeter gelin anlaşalım, birbirimize zarar vermeden paylaşıp yolumuza gidelim dedi.

Diğerleri de bu makul teklifi kabul edip birbirlerine zarar vermem konusunda sözleştiler ve altınları dörde bölmeye karar verdiler.

Kocaman küpteki altını dörde bölmüşlerdi lakin kimse de ne kese ne çuval ne de içine koyup taşıyacakları saklayabilecekleri bir şey yoktu zaten olsa da o kadar altını sırtlayıp yol gitmeleri mümkün değildi.

Sonunda karar verdiler “Nasıl olsa zengin olduk . İçimizden birisi gitsin hem yiyecek bir şeyler alsın hemde herkese birer at ve heybe alsın dediler.

Kimse gitmek istemeyince kura çektiler. Kura da çıkan size nasıl güveneceğim deyince bu kadar altını nasıl taşıyabiliriz ki elbet seni bekleyeceğiz git dört at ve yiyecek bir şeyler al diyerek yakındaki kasabaya adamı gönderdiler.

Gönderdikleri adam gittikten sonra aralarında şöyle kararlaştırdılar: O gelince, hemen adamı öldürüp altınları üçe bölecekler, herkes atına binip yoluna gidecekti.

Öbür taraftan at ve yiyecek almaya giden adam ise, aldığı yiyeceklerin içine zehir katıp onları zehirledikten sonra altınların hepsine tek başına kendisi sahip olmak istiyordu.
Dört tane tam tekmil at satın aldı ve aldığı yiyeceklere de zehir kattı.

Sonra atlar ve yiyeceklerle geri döndü. Diğerleri hemen oracıkta saldırıp onu öldürdüler. Sonra da “Karnımızı doyurup ondan sonra paylaşıp, ayrılırız” diyerek oturup zehirli yiyecekleri yediler.

Daha paylaşmaya vakit kalmadan hepsi de oldukları yerden kalkamadan zehirlenip öldüler. Altınlar hiç birine yar olmadı. Hırsın sonu işte böyledir.



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER