Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Şems’in yaptığı bu kabul edilemez şey sonrasında mahkemelik olmuşlar… Sonra ise işin aslı ortaya çıkmış.

Devamını Oku…
05 Kasım 2017 - 23:13 'de eklendi ve 4595 kez görüntülendi.


Mevlana ve Şems’e atfedilen bu hikayeye göre bir grup inançsız kişi Mevlana’ya geliyorlar ve bir kaç soru sormak istediklerini söylüyorlar. Mevlana ise meşgulüm diyerek onları Şems’e yönlendiriyor. Mevlana’nın gelen kişilerin ilim almak için değil de şüphe ve fitne çıkarmak için geldiklerini düşündüğünü belirtiliyor bu hikayede. Sonra bu adamlar Şemsin yanına gidiyorlar.

Bu sırada Şems talebelerine ders vermekteymiş, konu ise teyyümmüm. Talebelere kerpiç ile nasıl abdest alınacağını gösterirken inançsız kişiler yanlarına geliyor ve bir kaç sualimiz olacaktı diyerek müsaade istiyorlar.

Şems sorun dediğinde içlerinden biri öne çıkıyor ve,

-Siz Müslümanlar, Allah vardır diyorsunuz fakat O’nu gösteremiyorsunuz, varsa gösterin de inanalım, görmediğimiz şeye nasıl inanacağız? Şems diğer sorunu da sor diyor.

-Şeytan diye ateşten yaratılan bir varlıktan söz ediyorsunuz ve onun cehennem ateşine atılacağını ve azap çekeceğini iddia ediyorsunuz, böyle bir şey nasıl mümkün olur.

Ateş ateşe zarar verir mi? diyor ve bir sorusu daha olduğunu belirtiyor.



Şems ise o sorunu da sor diyor. -Herkes dünyada yaptıklarının cezasını çekecek, ahirette mahkeme olacak diyorsunuz, bırakın da insanlar istediklerini yapsın, özgür bir şekilde yaşasınlar, ne gerek var mahkemeye?

Adam sırayla bütün sorularını sordu ve cevap beklemeye başladı.

Şems ise oturduğu yerden kalktı ve o kişinin kafasına elindeki kerpiç ile vurdu. Tabi herkes birden şoka uğramıştı, cevap bekliyorlardı ama koskoca alim, soru soran bir kişiye vurmuştu. Herkesi şaşkındı ve olaya hiç bir mana veremiyorlardı, böyle bir şeyi nasıl yapabilirdi.

Kimsenin kimseye vurmaya, saldırmaya asla hakkı olmadığını bilenler büyük bir şok yaşıyorlardı, yoksa sorulara mı kızmıştı da böyle bir şeyi yapmıştı düşünceleri hava uçuşuyordu.

Kafasından darbe alan adam ah vah diyerek bağırmaya başladı. Her ne kadar Şems çok güçlü bir şekilde vurmamış olsada kerpiç adamın canını yakmıştı.

Bu duruma adam ve arkadaşları sinirlendiler böyle bir haksızlığa karşı hemen mahkemeye şikayette bulundular. Mahkemenin yolunu tutan adamlar, Şems’in yaptığı kabul edilemez davranıştan dolayı cezalandırılmasını istediler.

Olaya bakan kadı önce duyduklarına inanamadı fakat adaletin işlemesi için karşı tarafı da dinlemesi gerekiyordu. Şems’i mahkemeye davet etti ve durumu anlatmasını istedi. İfadesinde Şems, ben ona bir kötülük yapmadım o benden cevap istedi bende sorduğu sorulara cevap verdim dedi.

Kadı, -Bu nasıl cevaptır, adamın kafasına vurmuşsun böyle cevap mı olur, adam senden şikayetçidir, olayın aslını anlat bakalım. Şems ise olayı şöyle anlattı,

Bu adam “Allah varsa göster, göreyim ki inanayım” dedi. Ben de, her şeyin kafa gözü ile görünemeyeceğini anlatmak için kafasına hafifçe vurdum, kafasında ne şişkinlik ne de aldığı darbenin izi yoktur, fakat acısı elbette vardır. Şimdi bu adam o acıyı bize göstersin de biz ona inanalım. Madem acıyı gösteremiyor beni neden şikayet ediyor, öyleyse acı yok.

O adam şaşkınlık içerisinde acı nasıl gösterilebilinir o ancak hissedilir diyor. Şems ise İşte bu acı nasıl kafa gözüyle gözükmez ise Allah Teala da vardır, fakat kafa gözüyle görülmez, O ancak akılla bilinir, kalple tanınır, ruhla sevilir, ahirette nurla görülür” dedi.

İkinci sorusuna ise bu adam ateşten yaratılan şeytan nasıl olur da cehennem ateşiyle azap edilir diye sordu bende ona, topraktan yaratılan insan bak nasıl toprak ile acı çekiyor onu gösterdi. Demek ki ateş ateşe de azap edebilir.

Üçüncü sorusuna gelince, bu adam dedi ki ahirette mahkeme olmasın, hesap ceza olmasın. Madem ahirette olmasın istiyor niye beni dünyada şikayete geldi?

Bu dünyada herkes istediği şeyleri yapsa dünya zulümden ve kötülükten yaşanılmaz hale gelir ve her suçun cezası dünya mahkemesinde verilmez, bazı suçlar vardır ki büyük mahkemede görülür. Büyük suçun cezasına büyük mahkeme bakar. Yapılan yanlışların cezaları hem dünyada hem ahirette karşılığını görmek ile olur. Allah adildir. Bazı suçların cezasını dünyada bazılarını ise ahirette keser. İşlenen günahların hesabı sorulmasın diyen ahmak, dünyada da böyle bir şey olsun diyebilir mi? Asla diyemez. Ahirette en ufak bir zalimliğin bile cezası verilecektir.

Bu cevaplar karşısında gayet memnun olan adam, sorularımın cevabını aldım dedi.

Bu hikayeyi beğendiyseniz lütfen beğenmeyi ve paylaşmayı unutmayın.

Hikayenin kaynağını tespit edemediğimiz için hikayede düzenlemeler yapılmıştır. Sosyal medyada paylaşılan halini okumak isterseniz “Şems-i Tebrizi ve Felsefecilerin Üç Sorusu” yazarak aratabilirsiniz.



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER