Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Bir hastanede artık umutsuz vakaların, tecrit edilip ölümü bekleyen ağır hastaların kaldığı bir bölümde bir odada iki hasta kalıyor.

Devamını Oku…
06 Mart 2018 - 23:04 'de eklendi ve 218 kez görüntülendi.


PENCEREDEN GÖRÜLENLER
Bir hastanede artık umutsuz vakaların, tecrit edilip ölümü bekleyen ağır hastaların kaldığı bir bölümde bir odada iki hasta kalıyor. Bir pencere kenarında biri ise duvar kenarında.

İkisi de doktorlar tarafından ümit kesilmiş kimsesi ve gedecek yeri olmayan hastalar, ömürlerinin ne kadar kaldığı belli olmayan ümitsiz son dönemlerini burada geçirmekteler.

Pencere kenarındaki sabahtan başlayıp akşama kadar gördüklerini yerinden bile kalkamayan duvar dibindeki arkadaşına anlatır. Üstelikte en ince ayrıntısına kadar, hiç bir şeyi atlamadan.

“Bu gün deniz sakin ve sessiz diğer günler gibi değil, çok hafif bir rüzgar olmalı, o da denizde ki hafif dalgaların ışıldamasından belli, üstelik kuzucuklar da hiç gözükmüyor, kuzucuk dediğime bakma, rüzgar şiddetli olup deniz kabardı mı açıkta bile gözüken dalgaların gözüken beyaz beyaz köpürmelerinden bahsediyorum.

Bu gün hava güzel ama kıyıdaki park hâlen tenha. Bak şimdi bir anne iki çocuğuyla salıncaklara geldi biri oğlan biri kız, Daha küçükler kız 6-7 yaşarın da uzun saçları var lüle lüle, salıncakta annesi sallarken havada uçuşuyor.

Diğeri oğlan o daha büyük, o da kendisi sallanıyor, bak yaramaza ayağa kalkmış salıncakta kendini hızla sallıyor, şimdi düşecek annesi de bir yandan eliyle işaret edip bağırıyor, sanırım yavaş oğlum düşeceksin diyor.



Parktaki çiçeklerde çok güzel açtılar, bahçıvan her gün gelip suluyor bakımını yapıyor, bir de o kocaman erik ağacı bembeyaz çiçek açmış, bu sene çok erik verecek.

Bak park yavaş yavaş şenlenmeye başladı, Banklara beş tane öğrenci geldi oturdular, sanırım biri kitap okuyor, dersleri herhalde, erik ağacının altına bir simitçi geldi tezgahını kuruyor. O da ne harika bir uçurtma yükselmeye başladı, martılara bak keyifleri yerinde sanki uçurtmayla yarışıyorlar.

Bir çocuk geldi annesi arkasında, bak nasılda oyun parkına doğru koşuyor, Ay nasılda düştü, annesi kucağına aldı sarıldı, yok bir şeyi gülüyor, bak gene koşmaya başladı, çocuk olmak ne güzel, hele arkanda annen baban varsa.

Bak uçan balon satan adam da geldi, ne kadar güzel rengarenk sanki insanı uçurup götüreceklermiş gibi kocaman balonlar. Her gün böyle geçer, cam kenarındaki gördüklerini arkadaşına anlatır. Ancak bir sabah uyanır ki pencere kenarında ki arkadaşı vefat etmiştir, üzülür ancak bilir aynı sona kendisinin de yakın olduğunu.

Hemşireye kendisini cam kenarındaki yatağa geçirmesini rica eder,arkadaşının her gün anlattığı manzarayı gözleriyle görmek istediğini söyler. Hemşire bu söylenenlere bir anlam veremese de hastayı cam kenarına geçirir.

Nihayet beklediği an gelmiş ve arkadaşının anlattığı o harika manzaraları kendi gözüyle görecektir. Yattığı yerden hasta yatağını düğmeye basarak kaldırmaya başlar ve pencereden dışarı bakar, Kaldıkları oda büyükçe bir ışıklığa bakmakta ve karşısında kocaman bir duvardan başka bir şey yoktur.



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER