Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Meczup biri tam ezan okunmaya başlayınca camiye girer,

Devamını Oku…
09 Ocak 2018 - 6:04 'de eklendi ve 1879 kez görüntülendi.


Meczub biri tam ezan okunmaya başlayınca camiye girer, belli ki namaz kılacak. Ama oturmaz, meraklı ve şaşkın gözlerle etrafı süzer-dolanır. Bir oraya, bir buraya derken caminin içinde namazı bekleyen cemaate tek tek dikkatlice bakar ve hızla çıkar gider.

Biraz sonra sırtına bağlanmış olduğu odunlarla tekrar gelir camiye ve tam da namaza başlamak üzere olan cemaatle birlikte saf tutar. Eğilip kalktıkça yere düşen odunların çıkardığı sesten cemaat de rahatsız olmuştur, ancak herkes namazda olduğu için kimse bir şey diyemez.

Ama sırtındaki odunlarla zar zor bitirir namazı. Nihayet biter namaz, bitmesine ama herkes kıpırdanmaya, adama söylenmeye başlamıştır bile. İmama kadar ulaşır sesler, hafiften tartışmalar. İmam aynı mahalleden, bilir az çok garibin halini, şefkatle yaklaşır meczubun yanına ve der ki, “Evladım böyle namaz olur mu, sırtında odunlarla, sen ne yaptın? Hem kendini yordum hem de etrafını rahatsız ettin bak, bir daha namaz kılmaya yüksüz gel tamam mı?” der.

Bunu duyan meczub manalı bir bakışla “Namazın adeti böyle sandım.” “Ne âdeti?! der Hoca. Cemaat da toplanmış, merak ve şaşkınlıkla olayı izlemektedir o sıra.

Meczub der ki, “Hocam ben namaz kılmak için girdim camiye, şöyle kendime uygun bir yer ararken içeridekilere baktım, gördüm ki herkesin sırtında bir şeyler var. Zannettim ki adet böyledir, ben de şu odunları yüklendim geldim işte, o zaman herkese söyle.”

Hocanın merakı artarak “Benim sırtımda da var mı?” der. Meczub da, “Evet, Hepinizin sırtı yüklüdür” Cemaatte ise “deli işte” manasına, hafiften gülüşmelere başlamıştır.



Meczub bu kez tek tek cemaati işaret ederek,“Bak bunun sırtında bir çocuk, bunda kocaman bir elma ağacı var, bunda kırık bir kapı, bunda bir tencere yemek, bunda kızarmış bir tavuk, şunun sırtında bir hatun, bununki de de yaşlı bir kadın var.” Sonra iki elini yanlarına salar başını sallar ve “Boş yok, hocam hiç boş yok” diye tekrarlar.

O böyle söyleyince, şaşkınlıkla birbirinin yüzüne bakar.Aynen doğrudur meczubun dedikleri çünkü; kimi doğacak çocuğunu düşünüyordur namazda,kimi bahçesindeki meyve ağaçlarını, biri onaracağı kapıyı, diğeri lokantasında pişireceği yemeği.

Biri açtır aklında yiyeceği tavuk, birinin sırtında sevdiği kadın, diğerinde de bakıma muhtaç annesi vardır. “Peki söyle bakalım bende ne vardı?” diye sorar hoca. O da der ki, “Zaten en çok da sana şaştım. Sırtında kocaman bir inek vardı.”

Meğerse hocanın ineği hastaymış, iyileşecek mi diye düşünürmüş namazda. Harâbât ehlini hor görme sakın, defineye mâlik nice viraneler vardır. Bildirince bildiren, yüreği olan görüyor elbet.



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER