Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Vaktiyle bundan bir zaman önce daha öyle gökyüzüne çıkan binaların…

Devamını Oku…
05 Mayıs 2018 - 4:15 'de eklendi ve 3141 kez görüntülendi.


Marangoz; Vaktiyle bundan bir zaman önce daha öyle gökyüzüne çıkan binaların yapılmadığı, daha alüminyum plastik doğrama kullanılmadığı dönemde bir marangoz varmış.

Tabi o zamanlar kapılar pencereler, yüklük, dolap, mutfak, kiler derken hepside el işçiliğiyle marangozlara inşaatın neredeyse yarı işi düşüyor, marangoz ustası iyiyse de yapılan binanın dairenin alımı, gösterişi de bir başka oluyormuş.

Artık yaşlanan marangoz yıllardır işlerini yaptığı, işvereni olan müteahhide bu son bina artık iyice yaşlandığını yorulduğunu bu işten kendini emekli edip biraz da torun torbayla vakit geçirmek istediğini söyler.

Müteahhit biraz üzülür, yıllardır beraber çalışmışlar, işinden, işçiliğinden gayet memnun olduğu ustasını kaybedeceği için.

Bunca zaman sayısız inşaat yapmışlar hiç gözü arkada kalmamış, hiç birbirlerini üzmemişlerdir. Lakin düşünür usta haklı yaşlandı, artık çalışmak istemiyor diye.

Ve ondan, kendine son bir iyilik olarak, bunca yıllık alışverişin hatırına son bir ev daha yapmasını rica etti.



Marangoz önce kabul etmedi ancak edilen ısrar karşısında kabul etti.Ve bunca yıldır ilk defa işin ücretini baştan peşin ödedi.

Birkaç gün içinde ölçüleri alıp işe başladı .Bir an önce işi bitirmek için baştan savma, özenmeden kaba bir işçilik yaptı ve kalitesiz vasat bir iş ortaya çıktı ve gönlünden yaptığı işte olmadığını görmek pekte zor değildi.

Yıllar boyu kendini adamış olduğu mesleğine böyle son vermek aslında ona hiç yakışmamıştı.

İşini bitirdiğinde, işveren, evi gözden geçirmek için geldi. Kör değil ya ikisi de ortaya çıkanın farkındaydı ve müteahhit hiç yorum bile yapmadan, dış kapının anahtarını marangoza uzatırken şöyle demişti:

“Bu ev senin, sana benden hediye” Marangoz şaşırdı, şoka girdi. O kadar utanmıştı ki anlatılacak gibi değil. Keşke yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi.

O zaman onu böyle yapar mıydı? Üstelik işin parasını da peşin almıştı. Müteahhit ona hayatının dersini vermişti, lakin ne geri dönüş ne de artık telafi imkanı vardı.

Hepimiz için de bu böyledir. Çoğu zamanda, yaptığımız işe elimizden geleni yapmayız. Aslında yaptığımızın en iyisini yapmaya çalışmanın kendimize faydası olduğunun bazen geç farkına varırız.

Eğer tekrar yapabilsek, çok daha farklı yaparız. Ne var ki, geriye dönemeyiz. Marangoz biziz. Her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar ya da bir duvar dikeriz.

“Hayat, bir kendin yap tasarımı gibidir”. Bugün yaptığımız davranış ve seçimler, yarın yaşayacağımız evi hazırlıyor.
Öyle ise onu akıllıca hazırlamalıyız . (Aslında her attığımız adımda kendi evimizi yapıyoruz)



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Etiketler :

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER