Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Eski zamanlarda iki komşu ülke varmış. Bu iki dost ülkenin vatandaşları birbirini sever ve…

Devamını Oku…
26 Kasım 2017 - 0:42 'de eklendi ve 231 kez görüntülendi.


Eski zamanlarda iki komşu ülke varmış. Bu iki dost ülkenin vatandaşları birbirini sever, ticaret yaparlar, yardımlaşırlarmış, aralarında ne düşmanlık varmış ne de şimdiye kadar hiç savaşmışlar.

Ancak iki ülkenin hükümdarlarının arasında aleni olmayan bir akıl ve zeka üstünlüğü sağlama yarışı varmış. Düğünlerde, bayramlar da, diğer önemli günlerde birbirlerine ilginç, muzipçe hediyeler gönderip zeka gösterisi yaparlarmış.

İşte böyle bir günün evveliyatında hükümdarlardan biri en usta sadekarı (altın gümüş işleme ustası) yanına çağırarak sipariş verir. Birbirinin tıpatıp aynısı üç heykel yapmasını ister. Aralarında bir fark olacak ve bu farklılığı sadece ikisi bilecektir.

Heykeller hazırlanır komşu ülke hükümdarının doğum gününde gönderilir.Hediye davetli olan herkesin huzurunda açılır ve içinden çıkan mektup yüksek sesle okunur.Hediyeyi gönderen hükümdar şöyle der mektupta “Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum, bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünebilir, ancak içlerinden biri daha değerlidir,onu bulunca bana haber ver.”

Hediyeyi kabul eden hükümdar elçilere teşekkür eder, onların en iyi şekilde ağırlanıp yolcu edilmelerini emreder. Ama içini bir heyecan biraz da yenik düşme korkusu başlamışdır.

Bütün gece heykelleri inceler bir fark göremez, ertesi gün tarttırır, en boy ölçtürür fark yok, ertesi gün sanattan anlayan heykeltraş kuyumcu herkesi çağırır, ne çare kimse bir fark bulamaz, günler böyle geçerken hükümdarın bu sıkıntısını da neredeyse duymayan kalmamış.



Sonunda hükümdarın çok akıllı ve çok zeki zindandaki eski danışmanı gelir aklına. Bu zeki genç danışman hükümdarın bazı düşünce ve emirlerine karşı çıktığı ve asi davrandığı için atılmıştır zindana. Ama hükümdar yinede onu sever biraz akıllanıp uslansın ister vezirine de tembihler sık sık durumunu kontrol ettirmiştir.

Vezirini çağırıp bizim danışmanın cezası erken bitti galiba, derhal zindandan karşıma getirin diye emir verir. Huzura gelen genç, hükümdardan hatası için af dilemiş, hükümdar da heykelleri göstererek işte af yolun diye durumu anlatınca genç uzun uzun heykelleri incelemeye başlamıştır.uzun ve sessiz bir bekleyişten sonra çok ince, en incesinden tel ister.

Teli birinci heykelin kulağına sokar tel ağzından çıkar, ikici heykelin kulağından sokar öbür kulağından çıkar,üçüncü heykelin ağzından sokar tel bir yerden çıkmaz az bir mesafeden sonra ileri de gitmez ,telin aldığı şekle bakan genç kalp hizasına kadar gittiğini görür.

Olay çözülmüştür.Hükümdar hemen heykelleri gönderen komşusuna cevap yazar. Önce inceliğinden dolayı teşekkür eder ve devamında” Her kulağına gireni ağzından çıkaran makbul değildir, bir kulağından giren öbür kulağından çıkıyorsa o insan da makbul değildir.Değerli insan kulağından gireni yüreğinde hisseden insandır”.



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER