Hayret Türkiye

Devamını Oku…

İhtiyar adam tapu dairesinden çıkarken sevinçliydi.

Devamını Oku…
08 Ocak 2018 - 7:37 'de eklendi ve 655 kez görüntülendi.


İhtiyar adam tapu dairesinden çıkarken sevinçliydi. Kendi kendine düşünüyordu; “Oh be ferahladım. Ölümlü dünya”. Oturduğu üç katlı evin tapusunu, köydeki tarlayı bahçeyi çocuklarına tapuda eşit bir şekilde vasiyet etmişti.

Biz ölene kadar bizim biz öldükten sonra şurası şunun burası bunun diye üç evladına paylamış bütün işlemleri yapmış masraflarını ödemiş bir tek çocukların gelip imza atması kalmıştı.

Tapu dairesinde çıktıktan sonra eve gitmek için yola çıktı. Bir yandan düşünceler içindeydi; Biz öldükten sonra ne mal kavgası ne miras kavgası olmaz artık.1 ay önce oğullarının kendisini neredeyse zorla doktora götürüşü aklına, geldi;

“Canlarım amma da ısrar etmişler, bir şeyim yok desem de dinlememişlerdi. Sağlığıma verdiği önem kadar, ziyarete gelmeye de önem verse ya.” diye düşünerek evine varmıştı, hanımı kapıyı açtı. İçeri geçip koltuğa oturdu başladı sevinçle anlatmaya.

Ceketinin iç cebinden çıkardığı evrakları göstererek işlemleri konuştukları gibi yaptırdığını bir oğlanların imzası kaldığını anlattı , “hadi onları arayıp çağıralım onlarda sevinsin” derken hanımı çocuklar bugün uğradı öğleden önce deyince , “hangisi ne zaman hepsimi, diyeydin ya 1 aydır nerelerdeydiniz diye” derken hanımı masanın üzerindeki evrakı işaret ederek bunu getirmişler dedi.

İhtiyar adam, hanımının sesinde bir titreme hissetti ama emin olamadı. İçindeki sevinci kaybetmemeye çalışarak masadaki kağıda uzandı. İhtiyar adam, yakın gözlüğünü takınca bir mahkeme kararı olduğunu gördü ve içinden yavaş yavaş okudu.



Akli muhakemesi yerinde olmadığına ve ekonomik varlığını idare ve idame edemeyeceği, ekteki doktor raporuyla tespit edildiğinden, taşınır ve taşınmaz varlıklarının, resmi varisleri oğulları tarafından idaresine karar verilmiştir. 

İhtiyar adam, 1 ay önce oğullarının neden kendini ısrarla doktora götürdüğünü şimdi anlamıştı. Yüreğindeki sızıyı bastırmaya çalışarak; ”Ben emekli olduğundan beri köye gidelim derdim, sen çocuklardan torunlardan uzak olur diye istemezdin. 

Üç senedir de uğramadık köydeki eve kim bilir ne haldedir?” deyince kadın olanları anlamıştı ve cevap verdi,”Canım ne olacak, bir gün de temizlerim ben.”

“O evde, dizlerin üşürdü senin.” İhtiyar kadın, daralan göğsünü hafifçe bastırdı, -yüreğimin üşümesi daha kötü- diye düşünerek, ”Merak etme, üşümem, üşümem” deyince adam elindeki evrakları yırtarak masaya koyar,

“Artık bir önemi kalmadı, hadi hazırlan gidiyoruz kısmet bu güneymiş” der. Kadın “ben zaten hazırlandım, zaten köyde de yeterince eşya var der” ve kalkıp giyinmeye başlar.

Son olarak duvardaki çocuklarla olan aile fotoğrafını alarak bakar, bir an düşünüp çantasına koymaktan vazgeçerek, masadaki yırtık evrakların üzerine bırakır.

Hazırladıkları eşyalarını alarak kapıdan çıkarken adam “Hey gidi dünya, bu da mı gelecekti başımıza? “ der ve yaşlı gözlerle arkalarına tekrar bakmadan oradan ayrılırlar.

Okuduğunuz için Teşekkür ederiz. Fakat unutmayın ki okursanız sadece siz faydalanırsınız fakat paylaşırsanız herkes faydalanır.



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER