Devamını Oku…

Henüz çok genç yaşta kocasını kaybetmiş, ondan kalan tek oğlunu yetiştirmek için dişini tırnağına takarak çalışmıştı el işlerinde.

Devamını Oku…
10 Ocak 2018 - 9:14 'de eklendi ve 1987 kez görüntülendi.


Henüz çok genç yaşta kocasını kaybetmiş, ondan kalan tek oğlunu yetiştirmek için dişini tırnağına takarak çalışmıştı el işlerinde. Kimseye muhtaç olmamak oğlunu okutabilmekti tek arzusu.

Bu hayallerle geçirdi yıllarını. Gençliğine, güzelliğine rağmen gelen evlenme tekliflerini geri çevirmişti. Evladını üvey baba elinde büyütmek istememişti. Yıllarca evlere temizliğe gitti, başkalarının çamaşırını bulaşığını yıkadı, ütüsünü yaptı oğlunu hiç kimseye muhtaç etmedi.

Oğlu okuyup mesleğini eline alınca, artık kalan ömrünü onun yanında geçirecekti
Bu hayalle bitti yıllar. Nihayet oğlu hukuku bitirip, hâkimlik sınavlarını kazandı ve görevine başladı.

Sırada bir tek oğlunun mürüvvetini görmek kalmıştı. Oğlu kendi mesleğinden evlenmeyi düşündüğü avukat bir kız olduğunu söyleyince, anne sevincini yere göğe sığdıramıyordu. Tanıştılar. Oğlunun tam da istediği gibi bir kız bulduğunu düşünüyordu.

Sevmişti gelinini öz evladı gibi.Bir an önce düğün olsun istiyordu. Sanki kendi evlenecekmiş gibi bir an önce taşınmak istiyordu yeni evlerine. Artık bir köşeye oturup torunlarını sevecek, geçmiş onun için tatlı bir hatıra olacaktı.

Ama gelininin dışını görüyor, içinden haberi yoktu. Nikah belirlenmiş az bir zaman kalmıştı. Damat gelinle beraber yeni evlerinde aldıkları eşyaların yerlerini ayarlayıp yerleştiriyorlardı.



Bütün mobilyaların yerleri ayarlanmış,tek tek bütün odalar yerleştirilmişti.Bu sırada gelin kız nişanlısına dönerek “Böyle güzel oldu ama Çöp Tenekesini nereye koyacağız?” Şaşırdı genç adam , hayret dolu sesle “Her evde çöp tenekesinin yeri bellidir. Ya tezgahın altına koyarsın , yada balkona.Yahu çöp tenekesini koyacak yer bulamıyor musun?” “Onu demiyorum canım ANNENİ diyorum ANNENİ!”

Genç kızın ağzından çıkan cümleden genç adam şok olmuş, bu sözler kalbine işlemiş, beynini döndürmüştü. Başının tacı olan annesi, yıllarca el kapılarında çalışan annesi, onu okuy-tan büyüten tek varlığı annesi bir çöp tenekesi yerine koyuluyordu. O çilekeş, o fedakar kadını, canı gibi sevdiği annesini koyacak yer bulamıyordu hayat arkadaşı olacak kız,bir de utanmadan annesine çöp tenekesi diyordu.

Tek kelime konuşmadan evine döndü ve annesine hiç bir şeyden bahsetmedi. Anne gelinin kendisi hakkında düşündüklerinden habersiz nasıl olduğunu soruyordu durmadan,onu övüyordu, ona olan sevgisinden bahsediyordu.

Nihayet bütün hazırlıklar bitmiş ve nikah günü gelmişti. Nikah salonu tüm eş dost akraba iş okul arkadaşlarıyla dolu, herkes o mutlu anı yaşamak için bekliyordu. Ve memur ilk geline sordu kabul ediyor musun diye”Evet” cevabı ile salonda bir alkış koptu.

Nikah memurunun sorusu oğlanaydı “zevceliğe kabul ediyor musun?” diye “Hayııırr Etmiyorum” cevabı şaka gibiydi. Salon sessizlik içinde herkes gözlerinde hayret ifadesiyle şok geçirmiş gibi damada bakıyorlardı.

Memur da şaşırmıştı”Peki şimdiye kadar neredeydin yeni mi geldi aklına?” diye sorunca oğlan başlar konuşmaya, “Efendim! ben küçük yaşlarda babamı kaybettim. Annem dışarılarda, el kapılarında çalışarak gençliğini bana harcadı. Giymedi giydirdi, yemedi yedirdi, beni büyütüp okuttu adam etti. Şimdi meslek sahibi oldum.

Tam annemin benim yanımda oturup, rahat edeceği zamanda bu gördüğünüz gelin hanım benim anneme çöp tenekesi diyor, çöp tenekesi yerine koyuyor ve evde onu koyacak yer bulamıyor. Annemi istemeyen, onu bu şekilde düşünen bir kadını bende istemiyorum.”

Yerinden kalkarak annesini koluna aldı, Nikah salonundaki tüm davetlilerin hayret ve gözyaşları içerisindeki bakışlarıyla salondan ayrıldı.



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

İLGİLİ HABERLER