Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Eski zamanlarda hükümdarlarından biri sarayının avlusuna büyütüp buraya gelen misafirler için bir konak yaptırmaya karar verdi.

Devamını Oku…
10 Şubat 2018 - 5:47 'de eklendi ve 316 kez görüntülendi.


KUL HAKKI GÖZETMEK: Eski zamanlarda hükümdarlarından biri sarayının avlusuna büyütüp buraya gelen misafirler için bir konak yaptırmaya karar verdi. Bunun için en uygun olan hemen sarayın yanındaki arsanın satın alınmasını emretti.

Saraydan görevliler arazinin sahibini bulup hükümdarın dileğini ilettiler. Arazinin sahibi bir kadındı ve buna razı gelmeyip satmayacağını söyledi.

Görevliler durumu çekinerek hükümdara anlatınca kadın hemen huzura çağrıldı. Kadın sözünü sakınmadan mal benimse satıp satmamakta benin hakkımsa razı değilim deyince hükümdar sinirlenerek değerinin iki katını veriyorum sen nasıl hükümdarının emrine karşı mı çıkıyorsun dedi.

Kadın hak ile hükmediyorsan rızam yoktur deyince hükümdar iyice sinirlendi ve kadının arsasını gasp etti. Kadını huzurdan çıkarırken görevliler sen ne yapıyorsun canına mı susadın deseler de kadın rızam yoktur diye diye saraydan ayrıldı.

Arsa hükümdarın sarayına alındı, ancak hükümdar arsanın bedelini de ödemedi. Müşkül durumda kalan kadın, vazgeçmeyerek çareyi, hükümdarı, kadıya şikâyet etmekle buldu.

Zamanın kadısı , kadını dinleyip haklı olduğuna hükmettikten sonra “Biraz sabret hak yerini bulacaktır, bu bir devlet meselesidir, dava görülürse hükümdar haksız çıkar halkın gözünde küçük düşer, azıcık bekle” dedi.



Kadı hükümdara hiç bir şey söylemeden bir çuval ve bir de kazma kürek alıp kadının arsasına gitti. Orada götürdüğü çuvala toprak doldurmaya başladı. Hükümdar da sarayından arsaya bakıp nasıl bir konak yaptıracağının hesabını yaparken arsaya gelen yaşlı kadıyı seyretmeye başladı, kendi kendine: “Allah Allah bizin kadı efendiye ne oldu böyle, hayırdır inşallah” diyordu.

Kadı çuvalın çeyreğini toprak doldurdu ve kaldırıp sırtlanmak istedi. Fakat toprak da ağır olduğundan, kendide ihtiyar olduğundan kaldıramamıştı. Biraz daha toprak koydu tekrar denedi yine kaldıramadı. Sonrasında çuvalı ağzına kadar doldurdu. Tekrar kaldırmak istediğinde bu sefer hiç yerinden bile oynatamadı.

Hükümdar kadı efendinin bu acayip hallerine daha fazla sabredemeyip hemen huzuruna çağırttı ve;
“Değerli Hocam, bilirsin seni sayarız ilmine hürmet ederiz, lakin bu yaptıklarına bir anlam veremedim. Sen bu halinle bu çuvalı nasıl kaldıracaksın?

Bir de çuvalı boşaltacağına habire dolduruyorsun. Bunu kaldıramayacağını nasıl düşünemiyorsun?” diye sordu. Kadı’nın istediği olmuş, tamda aradığı fırsatı yakalamıştı; “Peki Sultanım, sen benim omuzlarımın o çuvalı kaldıramayacağını biliyorsun, ve bunu düşünemiyor musun diye bana soruyordun da;

Yarın huzur-u İlâhîde o rızasız ve haksız olarak gasp ettiğin arsayı kaldıramayacağını niye düşünemiyorsun? Yoksa acaba, hak üzere olduğunu mu düşünüyorsun da kalbin vicdanın rahat. Mülk Allah’ın değil mi?

O arsayı o kuluna nasip etmiş, bırak rızası olmadan almayı, içinden bile geçemezsin” diye konuşmaya başlayınca hükümdar hata ettiğini, hocanın kendisini ikaz için böyle yaptığını anladı. Derhal hatasından döndü ve arsayı bir güzel tımar ettirip kadınla helalleşerek geri iade etti.



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER