Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Abim ve ben Belçika’da yaşayan gurbetçileriz.

Devamını Oku…
09 Ocak 2018 - 6:38 'de eklendi ve 3499 kez görüntülendi.


Abim ve ben Belçika’da yaşayan gurbetçileriz. İkimiz de evliyiz, evimiz ayrı yolumuz ayrı. Bayramdan bayrama veya önemli günler haricinde de pek görüşmeyiz.İçimizde ben uyanık geçinen olsam da mantıklı kararları veren hep o olmuştur.

Bundan 10 yıl kadar önce babamızın vefatı sonrası bir gün abim Türkiye’deki yerleri satalım, nasıl olsa geri dönmeyeceğiz, biz dönelim desek çocuklar zaten istemez dedi. Bu kafama yattı kabul ettim. Türkiye’ye gidip hangi tarla daha değerli araştırma yaptım.

Kuru arazi, sulu arazi verimli, verimsiz diye ince ince araştırarak arazilerin değerlerini belirledim. Bazı yerlerden yol geçecekmiş, devlet istimlak yapacakmış, bunları belirledim. İşin doğrusu taşınmazların iyilerini kendime alıp kötülerini abime bırakmayı düşünüyordum.

Çünkü evlenirken babam abimin düğününü komle yapmış A’dan Z’ye herşeyini almıştı. Bana ise sen kendin halledersin diyerek pek fazla yardım etmemişti.Yıllardır içime oturan bu haksızlığı mal paylaşımı yaparken telafi etmeyi düşünüyordum.İşlenleri ayarladım kafama uygun bölünlemeyi yaptım ve abimi çağırdım.

Tapu gününde abim hiç sormadı bile,benim yaptığım taksime güvenip imzaları attı. Kamulaştırma yapılacak yerler onda kalmıştı. Kamulaştırma süreci uzun sürdüğü ve değerinden az fiyat biçildiği için o yerleri abime vermiştim.

Kamulaştırma sırasında itiraz etsen, mahkemelerine git gel parası astarı yüzünü geçerdi benim hesabıma göre. Ama bir hususu atlamışım. Kamulaştırma kanunları değişmiş,artık eskisi gibi değilmiş, anlaşanlara yüksek para ödüyorlardı.



Devlet abimin hesabına kamulaştırdığı arazilerine değerinden yüksek paralar yatırdı. Gerisini de üçe beşe bakmadan emlakçı vasıtasıyla sattı, eline geçen toplu parayı hemen yatırıma çevirdi. Ben ise tarlaları parça parça satmak zorunda kaldım.

Çünkü tarlaların hepsini alacak devlet gibi bir müşteri bulmak zordu.Belki yarı parası da gel git masrafına gitti.Benim işler astarı yüzünü geçti de sonradan fark ettim. Bir keresinde abimle sohbet ediyorduk. Ona “Sözde uyanık olanımız benim, halbuki sen babadan gelen mirasla çok zengin oldun” dedim. Bana ibretlik bir cevap verdi:

“Başarının ölçüsü zenginlik değil ki. Çevrene hoş bir seda bırakabilirsen, kulluğunu layıkıyla yapabilirsen asıl başarı o. Allah herkesin kalbine göre veriyor, hiç bir zaman ufak hesap yapmadım, hinlik düşünmedim, kaybetmiş gibi görünsem de sonradan kazanan ben oldum, Allah’ın lütfu. Bak yıllar nasılda geçti. Gelmişim 71 yaşına şimdiye kadar kazandım, bundan sonra ne işe yarayacak ? Bugün yarın geriye sadece mezar taşı kalacak.”



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER