Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Düşünün ki kendinize ait bir dolabınız var. Bu dolabın 4 bölümü var. Her bölümdeki kutuların içinde farklı duygularınız, sevginiz ve nefretiniz var.

Devamını Oku…
07 Şubat 2018 - 15:27 'de eklendi ve 245 kez görüntülendi.


DUYGU DOLABI!

Düşünün ki kendinize ait bir dolabınız var. Bu dolabın 4 bölümü var. Her bölümdeki kutuların içinde farklı duygularınız, sevginiz ve nefretiniz var.

En üst bölümdeki kutularda “en çok sevdiklerinizi” saklıyorsunuz. İkinci bölümde “Severim ama pek fazla da güvenmiyorum” dediklerinizi. Üçüncü bölümde “herkes gibi sıradan biri benim için” dediklerinizi.

En altta da “Sevmiyorum ve hiç haz etmiyorum” diye düşündükleriniz var.
Buraya kadar her şey tamam. Esas sorgulamamız gereken ise bundan sonrası; Siz hiç en üst bölüme koyduğunuz birisini, yaşadığınız bir olay, gördüğünüz bir davranış ya da bir kaç söz yüzünden, en alt bölümdeki kutulara kattınız mı?

Ya da hayal kırıklığına uğrayarak, hiç kızdınız mı “ne de çok güvenirdim sana” diye. Siz hiç yanıldınız mı? Birine gereğinden fazla fazla değer verdiğinizi anladınız mı hiç? Ya da nefret ediyorum dediğiniz birini zaman içinde sevdiniz mi?

Utandınız mı o bir zamanlar hiç hoşlanmadığınız kişinin şuanda en yakın dostunuz olduğu için? Hiç itiraf ettiniz mi “seni hiç sevmezdim” diye?



İnsan sadece bir söz, bir davranış ile en sevdiğini en nefret ettiği kişilerin arasına katabilir mi? Doğru mu? Bir zamanlar göklere çıkarttığınızı yerin dibine atmak olur mu? Evet bazen olabiliyor.

Kimseye anlatamadığınız düşüncelerinizi, duygularınızı, sıkıntılarınızı paylaşırsınız. Yeri gelir ekmeğinizi bile paylaşırsınız, aranızdan su sızmaz. Bu kadar çok şeyi paylaştığın birini bile insan tanımamazlıktan gelmek zorunda kalabiliyor.

Sizlere bir tavsiye; İnsanlardan beklentilerinizi ne kadar yüksek tutarsanız, o kadar hayal kırıklığına uğrarsınız. Hiç bir zaman ilk gördüğünüz, ilk tanıştığınız birini “sevmedim, ısınamadım, içim almadı ’ diyerek, dolabınızdaki en alt bölümdeki kutulara atmayın. Zaman tanıyın, sabredin.

Gerekirse kutulara kaldırmayın, dolabın önünde bekletin. Zamanı geldiğinde o kişi zaten dolabınızın bir bölümünde kendi yerini seçecektir. Aynı şekilde, ilk gördüğünüz birine “sanki 40 yıllık dost gibi ’ diyerek, en üst bölüme kaldırıp, yere göğe sığdırmamamazlık yapmayın.

Arkadaşlık, dostluk ve en önemlisi sevgi zaman ister. Senin haberin olmadan o dolabında kendine yer bulacaktır. Yeter ki siz sabredin ve dolabınızı geniş tutun.

Dolabınızın en üst bölümündeki kutuları sakın atmayın. Değerli bir hazine gibi saklayın. En alt kattakileri de sık sık çöpe boşaltın.

Göreceksiniz, gün gelecek dolabınız sadece “sevdikleriniz” ile dolacaktır. İşte o zaman gerçek mutluluğu bulacaksınız. Bu dolap herkeste vardır. O sizin sevginizi barındırdığınız KALBİNİZDİR.



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Etiketler :

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER