Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Diyarbakır’ın bir köyünde ilköğretimde görev yapan öğretmen matematik dersinde;

Devamını Oku…
25 Ocak 2018 - 18:38 'de eklendi ve 292 kez görüntülendi.


Diyarbakır’ın bir köyünde ilköğretimde görev yapan öğretmen matematik dersinde;
“Bir kasada şu kadar çilek varsa, 10 kasada kaç çilek vardır?” diye öğrencilerine bir soru soruyor.

Öğrenciler, “Öğretmenim çilek ne?” diyorlar. Öğretmen, “İşte çocuklar bildiğin çilek…” diyor.
“Biz hiç çilek görmedik, hiç yemedik” diyor çocuklar.Bunun üzerine öğretmen pes etmiyor, oturup Bursa’daki tarım firmalarına toprak numunesi yolluyor ve “Bu toprakta çilek yetişir mi?” diye sorarak yardım talebinde bulunuyor.

Bir süra sonra Bursa’daki bir firmadan cevap geliyor: “Evet, Diyarbakır şartlarında çilek yetişir.” Hatta mektubun yanında çilek fideleri ve yetiştirme şeklini anlatan bir kitapçık yolluyorlar.

Öğretmen öğrencilere okuyor nasıl yetiştirileceğini, çıkarıyor bahçeye ve hepsine okulun bahçesinde bir köşeyi kazdırıyor, çilekleri diktiriyor, can sularını verdikten sonra her birine dörder çilek fidesi veriyor ve şöyle diyor:”

Şimdi gideceksiniz evinize, anne-babanıza ben size nasıl öğrettiysem siz de onlara öyle öğreteceksiniz.”diyor ve devam ederek “Bu sene size matematikten sınav yok.” Öğrenciler, “Nasıl not alacağız öğretmenim?” diye soruyorlar.” Çilek mevsimi gelince getireceksiniz, tabakta on tane çileğe bir not alacaksınız.

Çocuklar gidiyorlar evlerine, hepsini anlatıyorlar, bahçelerinin en çok güneş gören yerlerine çilekleri dikiyorlar. Böylelikle 3-4 yıl çilek verecek küçük birer çilek tarlası sahibi olurlar.



Aradan geçen 1 ayın sonunda çocuklar çilek tabaklarla getiriyorlar, çilekleri sayıyor öğretmen, çilekleri eksik olanlara da tam not veriyor ve sonra diyor ki: “Çocuklar nasılmış tadı?”
Öğrenciler, “Vallahi öğretmenim not alacağız diye yiyemedik” diyorlar.

“Hadi bakalım yiyin” diyor öğretmen. Çocuklar ağızlarını burunlarına bulaştıra bulaştıra yiyorlar çilekleri. Aradan iki yıl geçtikten sonra çilek girmemiş o köyün halkı pazarlarında çilek satıyor.

Öğretmen olmak bu işte gerçekten. Sınıfta müfredat anlatmak değil sadece. Bulunduğun yere bulunduğun ülkeye bir şeyler katmak.

İnsanları diğer yaratılan canlılardan ayıran en önemli özelliği düşünebilmesi ve kendisinin bilgiye olan açlığıdır. Kendisini sürekli olarak geliştirebilme potansiyeline sahip olan insan zaman içerisinde aydınlanmış ve çevresini de bu bağlamda etkilemiştir.

Bu etkileşim sonucunda bilgilenme ve bilgilendirme kavramı yani eğitim ortaya çıkmıştır. Eğitim; insanın hayata gözünü açmasıyla başlar ve hayata göz yumuncaya kadar devam eden bir süreci kapsar. İnsanlar yaşamları boyunca eğitim görmektedirler.

Bu eğitim gerek belirli bir plan dahilinde gerekse bir planlamaya tabii tutulmadan gerçekleşir. Eğitimin ilk verildiği kurum tabi ki toplumların yapı taşını oluşturan ailedir.

Ailede çocuk yaşta verilen bu eğitim bireylerin ilerleyen yaşlarında gerek kişilik gerek mesleki hayatlarına etki etmektedir.

Bunun bilincinde olan devletler kendi toplumlarını istedikleri şekilde yönlendirmek ve kalifiye insanlar yetiştirmek amacıyla eğitim kurumlarını bu sisteme uygun dizayn etmektedirler. Bu kalifiye insanların en başında da mesleğine gönül vermiş öğretmenler gelmektedir.

Okuduğunuz için Teşekkür ederiz. Okursanız sadece siz faydalanırsınız fakat paylaşırsanız herkes faydalanır. Lütfen 1 kez paylaşın…



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER