Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Denizli’de bir grup üniversite öğrencisi arazide araştırma yapmak üzere yola çıkar, gittikleri yakın bölgedeki köy muhtarından izin alarak hemen köyün kenarında kamp kurarlar.

Devamını Oku…
23 Şubat 2018 - 8:20 'de eklendi ve 229 kez görüntülendi.


Denizli’de bir grup üniversite öğrencisi arazide araştırma yapmak üzere yola çıkar, gittikleri yakın bölgedeki köy muhtarından izin alarak hemen köyün kenarında kamp kurarlar.

Amaçları sıkı bir arazi çalışması yapmak, iyice dinlenip tempolarını düşürmemektir. İlk günün yorgunluğu ile herkes uykuya çekilir, kamp yakınındaki bir evin tavukları hemen yanlarındaki bir ağaca tünemektedir.

İçkerindeki bir horoz sabah daha gün doğmadan öyle bir ötmeye başlar ki kimse uyuyamaz, zaten alışık da değildirler böyle bir duruma. Horoz sabahın köründe başlıyor, diklenip kanatlarını çırpmaya , geriniyor geriniyor, sonra dakikalarca ötüyormuş.

Tabii ekipte bir gün iki gün ne uyku ne de huzur bırakmamış. Sonunda sabırlar tükenmiş, dayanamamışlar, başlamışlar horozu kovalamaya, horoz önde, gençler peşinde, köyün sokaklarına dalmışlar. Bu ovalamacayı gören, fakat bir anlam veremeyen köy sakinlerinden yaşlı adam, seslenmiş:

“Hey, evlatlar. Bu bizim zavallı horozu ne diye kovalıyorsunuz?” ” Dede, sabahın köründe ötmeye başlıyor, kampı ayağa kaldırıyor. Bari yakalayıp keselim sahibi kimse ona da parasını veririz diye düşündük ”

“Yazıktır evladım yapmayın “, demiş ihtiyar, ” bırakın, bizim köyün en güzel horozu o, ben onun sesini keserim, siz gidene kadar bir daha da rahatsız etmez. ” Gençler bunun üzerine kovalayıp yakaladıkları horozu getirip ihtiyara vermişler.



Ertesi sabah, hafif bir iki “gak – guk” sesleri dışında horozdan çıt ses yok, ertesi gün de aynen böyle olunca merak etmişler hemen dedeye gidip sormuşlar. ” Yahu dede, horozun ötmesi fıtratındandır ne yaptın, nasıl oldu da bu horozun sesini kestin?”

İhtiyar gülmüş: ” Akasına ve ayaklarına zeytinyağı sürdüm. Horoz kabararak ötmeye yeltendiğinde, gerisini tutamıyor ki yere sağlam basamıyor ki kuvvet alsın. Ancak gak – guk edebiliyor, gerisi gelmiyor.”

Kıssadan hisse: Arkan sağlamsa, ayağını yere sağlam basarsan istediğin kadar kabarır, diklenir, sözünü dinletirsin. Arkan bir gevşemeye görsün, ayağın bastığı yerden kaysın, ancak “gak-guk” edersin.



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER