Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Çok eski zamanlarda yaşlı bir adam ailesiyle beraber başka bir memlekete uzak bir diyardaki bir köye göç ederek yerleşir.

Devamını Oku…
10 Şubat 2018 - 18:20 'de eklendi ve 179 kez görüntülendi.


Çok eski zamanlarda yaşlı bir adam ailesiyle beraber başka bir memlekete uzak bir diyardaki bir köye göç ederek yerleşir. Yanında hanımı kızı ve ayağı kırılıp henüz iyileşmemiş oğlu vardır.

Ahali misafirperver şekilde onları karşılar, ihtiyaçlarını görür, yol yöntem gösterirler. Yaşlı adam da bir hayvan keser, yemekler hazırlatıp ahaliyi davet eder, memnuniyetini göstermek için.

Yemekte sorarlar geldiği yeri bilenler; ” Burada şartlar ağırdır, mevsimleri serttir, o güzelim ılık memleketi niye terk edip buralara geldiniz” diye . İhtiyar içini çekip anlatmaya başlar; ” Ben artık yaşlanmaya başladım, eski gücüm takatim yok, elimiz ayağımız şu oğlumdu.

Bütün işleri o görür, hayvan haşat, tarla bahçe onun eline bakardı. Lakin bir gün oğul attan düştü ayağı kırıldı. Hekim getirdik, en az altı ay iş göremez dedi. Üzüldük, ne çare, hanım, ben, kızım olduğu kadar yaparız dedik.

O sırada seferberlik ilan edildi, ilk aşama gönüllüleri askere çağırdılar, Oğlum ayağı kırık olduğu için yazılamadığına çok üzüldü.

Dayanamadım ben ve kızım askere yazılmak için gittik, oradaki komutan çok duygulandı, bana sarıldı, oradaki herkesle birlikte gözlerimizden yaşlar geldi,”Bu zamanda vatana hizmet etmeyeceğiz de ne zaman edeceğiz” dedim.



Bey amca senin ailenin sana daha çok ihtiyacı vardır, ne sana nede kızımız gibi gözü pek evlatlarımıza gerek kalmayacak inşallah, şimdilik gönüllü yiğitlerimiz yeter dedi.

Köye döndük, köylüler önümüzü kesti “delirdin mi bunadın mı be adam, biz şimdiden evlatlarımız göndermemek için ne yaparız, nasıl saklarız, şimdi gönüllü alıyorlar, yarın zorunlu olursa ne yaparız diye düşünürken sen yaşına başına bakmadan gönüllü oluyorsun, bir de kızınla beraber diye konuşmalara başladıklarında, başımdan kaynar sular döküldü sanki.

Onlara yazık hepinize utanın şu halinizden, bugün aklınızla ihanet ediyorsunuz, yarıda bedeninizle hainlik edersiniz. Ömrünüzü rahat geçirdiğiniz bu topraklar da nasıl bunca zaman rahat ettiğinizi sanıyorsunuz, Gidip gelmeyen, vatan için canını seve seve feda eden atalarımız ne çabuk unuttunuz, yazıklar olsun, gayri sizden ne komşu olur, ne de dost dedim.

Kimseden ses çıkmadı. Lakin kararımı vermiştim. Gittim o komutana, bana en çok gönüllü çıkan en vatansever yer neresi dedim, olanları anlattım, hayıflandı, yakık ki ne yazık dedi.

İki gün sonra haber gönderdi, burayı söyledi. Hiç bakmadan yok pahasına ne varsa sattım, geldik buralara”. Bir süre sessizlikten sonra “köyünüzü daha gelirken sevmiştim, hele gelince gördüğüm o şehitlikle kanım dahada ısındı.

Durduk fatiha okuduk. Bak köyde genç yok hepsi askere yazılmış, daha ne isterim. Orada bedenim rahat olmuş, gönlüm vicdanım rahat değilken nasıl yaşarım. Elhamdülillah bundan gayrı seferdekilerin seferindeyim, hizmetindeyim.”



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Etiketler :

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER