Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Büyük bir kaosu tek başına engelleyen Yedi Sekiz Hasan Paşa. Çırağan Sarayında 20 Mayıs 1978’de bir kalkışma yaşanır, büyük bir gürültü kopar.

Devamını Oku…
07 Şubat 2018 - 3:28 'de eklendi ve 178 kez görüntülendi.


Büyük bir kaosu tek başına engelleyen Yedi Sekiz Hasan Paşa. Çırağan Sarayında 20 Mayıs 1978’de bir kalkışma yaşanır, büyük bir gürültü kopar.

O gün saat 11:00 civarında saray rıhtımına yanaşan koca mavnadan (o zamanda kullanılan güvertesiz yük teknesi) bir sürü silahlı adam, muhafızları saf dışı edip sarayın zemin katına girerler.

Aynı anda kara tarafındaki istinat duvarını aşan bir o kadar adam daha atlamıştı içeriye. Bunlar Rumeli göçmenleriydi. Başlarında da ise eli tabancalı, 39 yaşındaki bir gazeteci bulunuyordu: Ali Suavi. Amaç 2. Abdülhamid’i tahttan indirip, yine Çırağanda gözetim altında tutulan 5. Murat’ı tahta geçirmek.

Galatasaray Lisesi müdürlüğünden alındıktan sonra, II. Abdülhamid Han’a düşman kesilen Ali Suavi, onu devirme sevdasına düşmüştü.

Şüphesiz düşünce ve hayalin perde gerisinde başka güçler de vardı. Saltanat değişikliğini şahsi ikballerine basamak yapmak isteyen bir kısım devlet ricali ve ordu mensubu, hatta Kıbrıs’a göz koyan İngiltere.

Bu güçler, hırslı Ali Suavi’yi bir maşa olarak kullanmaktaydı. Ona, göçmenleri kandırıp örgütleme ve Çırağan baskınını tertipleme görevini yüklemişlerdi. Asıl oyun bundan sonra sahneye konulacaktı.



Ancak, görünüşteki bu sivil ihtilal teşebbüsünü, inanılmaz bir şekilde, bir tek kişi durdurdu: Okuması ve yazması olmayan, imzasını (Arapça) 7 ve 8 rakamlarını birleştirerek atmasından dolayı “Yedi-Sekiz” lakabıyla anılan Beşiktaş Muhafızı Hasan Paşa.

Baskını haber aldığında yakınlardaki bir berber dükkanında traş olmaktaydı Hasan Paşa. Yanında silahı yoktu ve zaten o günde görev başında değildi.

Ama traşı kestirip derhal saraya yollandı. İçeri girerken kapıcının elindeki sopayı kaptı ve ona “Çabuk karakola git, zaptiye neferleri yetişsin” dedi.

Daha sonra merdivenlerin altına gizlendi. Biraz sonra Ali Suavi, tam onun hizasından geçiyordu ki, hemen yerinden fırladı ve Yaradan sığınıp, elinde tuttuğu kalın sopayı olanca gücü ile kafasına indirdi.

Ali Suavi, kafasına yediği bu sert darbe ile, ağzından bir inilti bile çıkmadan çuval gibi yere yığılarak anında can verdi. Elebaşıları saf dışı olunca paniğe kapılıp dağılan göçmenleri, yetişen zaptiyeler teker teker toplayıp götürdüler.

Ve harekat başladığı yerde, Çırağan Sarayı içinde büyümeden bitirilmiş oldu.. Böylelikle İmparatorluk bir kaosa düşmekten kurtuldu.Yedi-Sekiz Hasan Paşa ise, “Mehdi” adını verdiği o sopayı ömrünün sonuna kadar sakladı.

Ali Suavi’nin en meşhur icraatı, hayatını kaybettiği 20 mayıs 1878 günü yaptığı meşhur Çırağan sarayı baskınıdır. Bu baskının nedenleri ve arkasında kimlerin olduğu tam olarak aydınlanamadı.

Konu ile ilgili birçok belgeyi kendisinin İngiliz asıllı eşi* yakmıştır. Ama baş neden olarak Ali Suavi’nin 5. Murat’ı tahta taşımak istemesi olarak gösteriliyor



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER