Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Dört çocuk annesiyim, evlatlarımı canım gibi severim, ne ayırırım ne de kayırırım, ama her evin küçüğü gibi bizim küçüklüğümüzde biraz toleranslıydı.

Devamını Oku…
14 Nisan 2018 - 18:30 'de eklendi ve 327 kez görüntülendi.


Bir Annenin Bedduası; Dört çocuk annesiyim, evlatlarımı canım gibi severim, ne ayırırım ne de kayırırım, ama her evin küçüğü gibi bizim küçüklüğümüzde biraz toleranslıydı.

Bir gün evde temizlik yapıyordum, küçük oğlum geldi ekindeki topa bir vurdu. Olacak ya gözüm gibi sakladığım çok sevdiğim büfenin üzerindeki kristal vazoya denk geldi.

Vazo gözümün önünde yere düşüp tuz buz oldu. Annemin hediyesiydi, manevi değeri vardı benim için. Öfkeyle üzerine yürüdüm, vurmamak için kendimi zor tuttum, onu silkeleyip ağzımdan ileride çok pişman olacağın o sözler, o beddualar çıkıvermişti.”

Kemikleri kırılasıca, üzerine duvar yıkılasıca” Aradan uzun zaman geçti yapılan dua ve bedduanın arşa yükselip meleklerin de amin dediğini bilmiyordum.

Bedduamı da unutmuştum. Zaman uçup gitti sanki biz yavaş yavaş ihtiyarlarken çocuklar büyüdü meslek iş sahibi oldular. Tek tek yavadan uçup gittiler. Bir o küçüğüm kaldı yanımızda, O da devlet memuru olmuştu, kendini kurtarmıştı.

Adeta elimiz ayağıımız O olmuştu. Her şeyimize koşuyor, yemek için onun yolunu gözler olmuştuk. Büyükler arayıp sorsalarda yanı başımızdaki oğlumun yeri bir başka olmaya başlamıştı, hele de yaşlanmaya başlayınca insan aranıyor yanında, başka bir şey değil.



Gönlümüzden de onun muradını görmekten başka bir şey geçmez olmuştu. Arada lafı geçince ben abimler gibi sizi bırakmam şu dededen kalma eski evi yıkar yeni bina yapar altlı üstlü otururuz diyordu.. Nihayet o eski evin olduğu arsayı müteahhite vermiştik üç daire karşılığı.

Bizimkiler neredeyse her gün oraya gidiyorlardı. Yıkım başlamış ardından da temel kazılacaktı.
Yine böyle bir günde oğlum babası ile beraber o eski eve gittiler o anda işçilerde yıkma devam ediyorlar. Oğlum babasında uzaklaşır ve işçilerde onun orada olduğunu fark etmezler, duvar üstüne düşer.

Bağırır ama çok geç, birden sesi kesilir herkes onu enkazın altından çıkartmaya çalışırlar ama o duvarın altında ezilmiştir,Hastaneye zorlukla götürürler. Eşim beni arayıp haberi verdiğinde gözümün önünde, birden o beddua ettiğim gün canlanıverdi.

Ağlaya ağlaya hastaneye gittim. Oğlumu görmek istediğimi söyledim. Yoğun bakımda uzaktan gördüm, komadaydı, enkazın altında ağır yaralanmıştı. Durumu ümitsizdi ve son anlarını yaşıyordu. O anlarda kalp cihazı durdu son nefesini verdi.

Canım evladım gözümün önünde elimden kayıp gitmişti. Oysa ne hayallerimiz vardı. Sanki bedduam tutmuştu. Keşke hayata dönse, onu kaybetmesem de bütün eşyalarımı kırılsaydı.

Keşke o bedduayı söylemeseydim keşke, ama keşke. demekle olmuyordu. Siz ebeveynlere sesleniyorum, çocuğunuza kızdığınızda beddua etmeyin lütfen. Allah mühlet verir ihmal etmez, kabul eder duayı da bedduayı da.



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Etiketler :

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER