Hayret Türkiye

Bir Bayram Hikayesi…

Mezarlıkta dikkatimi çeken yaşlı kadını uzaktan izlemeye başladım.

Bir Bayram Hikayesi…
13 Ağustos 2018 - 5:07 'de eklendi ve 3831 kez görüntülendi.


Mezarlıkta dikkatimi çeken yaşlı kadını uzaktan izlemeye başladım. Yaşlı kadın mezarların başında hem ağlıyor, hemde karşısında birileri varmış gibi mezar taşlarıyla konuşuyordu. Etrafındakilere aldırmadan sesini bir yükseltiyor bir alçaltıyordu. Yanından geçenlerin kimisi acıyarak, kimileri de gülüp dalga geçerek kadına bakıyorlardı.

Ayağa kalkmaya çalışırken sendeledi, yanına koşup kolundan tuttum. “İyi misiniz, yardım ister misiniz?” diye sordum. Gülümsemeye çalışarak “İyiyim evladım” dedi.

Mezar taşlarındaki vefat tarihleri 30 yıl öncesine aitti. “Sizi uzaktan gördüm, yakınlarınızı ziyarete geldiğinizi anladım” dedim. Gözleri yine dolmuştu. “Annem ve babamı ziyarete geldim, onları çok özlüyorum, beni bin bir fedakârlıkla büyüttüler, okuttular, büyüttüler ama ben onları yüz üstü bıraktım, kendimi affedemiyorum” diye ağlamaya başladı.

Bu yaşlı kadının insana ihtiyacı vardı, belli ki uzun zamandır kimseyle sohbet etmemişti. Kendimi kısaca tanıttıktan sonra, eğer vakti varsa sohbet etmek isterse yakınlardaki bir yerde kahve içebileceğimizi söylediğimde gözleri parıldadı, ve başını sallayıp “evet, çok iyi olur” dedi.

-Tek çocuk olduğunu , bu nedenle evde annesinin ve memur babasının onun üzerine titrediklerini, okuması için her türlü fedakârlığı yaptıklarını anlattı; “En çok keyif aldığımız zamanlar bayramlardı.

Bayram sabahları erken kalkardık, babam camiye gider, o gelmeden önce annemle kahvaltıyı hazırlar, yeni kıyafetlerimi giyer, pencerede babamın gelmesini beklerdim. O kahvaltı sofrasının tadı bir başka olurdu.



Ardından anneannemlerde toplanır, teyzelerim dayımlar hep bir arada olurduk, diğer büyükleri de sırayla ziyaret ederdik, kuzenlerle mahalleyi gezer, şeker ve harçlık toplardık. Sonra topladığımız bayram harçlıklarımızla da istediğimizi alırdık.

Akşam lunaparka giderdik. Yıllar sonra okuyup doktor olduktan sonra kendisi gibi doktor olan eşiyle evlenmiş, bir kızı bir de oğlu olmuştu. Arife gününden yola çıkar, yaz kış demeden, yurt içi, yurt dışı fark etmez, çocukları da alıp seyahat ederdik.

Anne ve babamı seyahate çıkmadan önce arar, erken de olsa bayramlarını kutlar, öyle giderdim, onların da mutlu olacağını düşünürdüm. Bundan seneler önce bir Ramazan bayramı arifesinde yine onları arayıp bayramlarını erkenden kutladım ve çocuklarla birlikte yurt dışı bayram gezimize çıktık.

Döndüğümüzde acı haberi aldık. Anne ve babamı bayram sabahı elim bir kazada kaybettim, ne yazık ki yanlarında olamamıştım.” Ailesi tüm fedakârlıklarla doktor olmasını sağlamıştı ama o, onlara yardım edememişti. Bayram arifesi seyahate çıkmak yerine anne babasının yanında olsaydı onları kaybetmeyeceğini düşünüyor, vicdan azabı çekiyordu.

“Yıllar geçti devran döndü. Çocuklarıma da farkında olmadan bayramın seyahat etmek anlamına geldiğini öğretmişim ki, yıllardır beni örnek aldıkları için bayramlarda seyahate çıkarlar, gitmeden önce de ararlar, torunlarımla birlikte geçirdiğim hiç bayramım olmadı ne yazık ki.

Şimdi anne ve babamın bayramlarda neler hissettiklerini kendim yaşayınca çok daha iyi anlıyorum. Meğerse onları bırakıp gitmek ne kadar büyük bir hataymış.” Bayramlarınızı her zaman sevdiklerinizle beraber geçirin. Sevgiyle kalın.



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Etiketler :

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER