Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Arabam bir kaç defa tekledikten sonra istop etmiş ve…

Devamını Oku…
05 Mayıs 2018 - 4:24 'de eklendi ve 2658 kez görüntülendi.


Çok Güzel Bir Hikaye “Misafir” Arabam bir kaç defa tekledikten sonra istop etmiş ve beni bilmediğim ilk defa geldiğim bu yerlerde yüzüstü bırakmıştı.

Âniden yağmaya başlayan kar ön camı yavaş yavaş örtmeye başladığı için dışarıs ıda görünür görünmez hâle gelmişti.

Kendi kendime; “Kış ortası seyahate çıkmak neyine, hava durumuna güvenirsen böyle dağ başında kar ortasında kalırsın” diyordum.

Evet, bir hata yaptığımı kabul etmeliydim. Üstelik yolu kısaltayım diye ana yoldan bu yola girmiştim. Meğer haritayla yol hiç birbirini tutmuyor.

Tamda bu bozuk yola girmiş ve sonunda dağ başında kalakalmıştım. Biraz zaman geçince mutlaka bir yerlere sığınmam gerektiğini anlamıştım.

Çünkü soğuktan ayaklarım uyuşmaya, çenem titremeye başlamıştı. Hemen arabadan dışarı çıkarak çevreme göz gezdirdim.



Tipi hâlinde yağan kardan gözlerimi zorlukla açabilmeme rağmen, ilerideki üç-dört evin bulunduğunu fark ediyordum. Rahat bir nefes aldım ve arabayı kilitleyerek evlere doğru ilerlemeye başladım.

İlk geldiğim evin yavaşça çaldığım kapıyı açan kız çocuğu, yüzüme şaşkın şaşkın baktıktan sonra; “Babaaa. Bir amca geldi.” diye bağırdı. İçeriden bir erkek sesi: “Buyursun, girsin içeri”diye cevap verdi.

O halimle gelişmelerde iç mantık arayacak durumda değildim bir an önce dışarıda ki dondurucu soğuktan kurtulmak istiyordum.

Yavaşça kapıyı kapatıp,genişçe bir holden içeri girdim. İçeridekiler, gürül gürül yanan sobaya oldukça yakın duran bir yataktaki ihtiyar kadının etrafında toplanmışlardı.

Beklenmeyen bir misafir olduğum için, durumumu açıklamak ihtiyacını duymuştum. Selâm verdikten sonra: “Buralara ilk defa geliyorum.

Arabam da…” derken, yataktaki kadın yerinden doğrularak: “Sensin değil mi? Biliyordum geleceğini, sensin.” Dedi.

Kadının söylediklerinden hiçbir şey anlamamış ve şaşırıp kalmıştım. Başucundaki adamlardan biri yanıma sokularak:

“Seni, Almanyadaki kardeşime benzetti. Orada bir Alman kadınla evlendikten sonra, yıllardır, ne bir mektup yazdı, ne geldi, gitti, ne de aradı sordu. Anam şu son anlarında bile onu sayıklıyor.”

Bulunduğum yerden yatağa doğru ilerlerken, ihtiyar kadın: “Evet sensin.Nihayet geldin demek” diye tekrarlıyordu. Yanına giderek elini öptüm.

Yemenisinin içindeki nurlu yüzü, perde indiği belli olan gözlerinden akan yaşlarla ıslanmış ve pırıl pırıl olmuştu.

Titreyen ellerini yüzümde dolaştırırken: “Evet, benim. Geldim tabi” dedim. Arabam yapılana kadar, o küçük evde kaldığım iki gün boyunca, ona Almanya’da ki hayalî işlerimden, gelininden ve torunlarından bahsettim.

Arada bir dalıp gidiyor ve şuuru yerine gelince, yine konuşmamı istiyordu. İhtiyar kadın, üçüncü günün sabahında vefat etti.

Onu biraz ilerideki köyün kabristanına defnettik. Mezarlıktan ayrılırken, yüzlerce kilometre ötelerden bu dağ başına sevk ediliş sebebimi artık bilebiliyordum.

O gün de beni bırakmadılar. Annelerinin son anlarındaki mutluluğun sebebi olduğum için beni ertesi gün minnetle, teşekkürlerle uğurladılar.

Sanki ailenin bir ferdiymişim gibi hissettim.Sanki Almanya’dan gelmiş şimdi de geri dönüyor gibi.



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Etiketler :

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER