Hayret Türkiye

Devamını Oku…

Biz Misafirimizi Üşütür Müyüz?

Devamını Oku…
21 Kasım 2017 - 5:11 'de eklendi ve 375 kez görüntülendi.


Genç adam, antika merakı sebebiyle Anadolu’nun en ücra köşelerini dolaşıyor ve gözüne kestirdiği malları yok pahasına satın alarak yolunu buluyordu…

Yaz kış demeden  yaptığı  seyahatlerde başına gelmeyen kalmamışdı. Ama  bu  defa ki  hepsinden farklı görünüyordu. Yolları kapatan kar nedeniyle arabasını terk etmiş ve yoğun tipi altında donmak üzereyken, bir ihtiyar..

Yaşlı bir ihtiyar bulunup onun kulübesine getirmişti. İhtiyar, genç adamın  yürümesine yardım ederken: Günlerdir hasta olduğum için, odun toplamak için ilk defa dışarıya çıktım, dedi. Meğer seni bulmak için çıkmışım.

Yağan yoğun  karla boğuşup kulübeye vardıklarında, genç adam kara bakmaktan donuklaşan gözleri fal taşı gibi açıldı. Kulübenin  orta yerindeki kuzinenin çevresini donatan  üç-dört iskemle, onun şimdiye kadar gördüğü en güzel parçalar olmalıydı. Saatlerdir kar da kalan vücudu bir anda ısınmış, soğuktan moraran yüzü bir anda ateşler kaplamıştı.

İhtiyar, misafirini yatırmak için acele ediyordu. Ona birkaç lokma ikram edip sedirdeki yatağını hazırlarken: Odun olmadığı için soba yakamadım evlâdım, dedi. Ama bu yorganlar seni ısıtacaktır. Ev sahibi, seneler evvel vefat eden eşiyle paylaştıkları odaya geçerken, genç adama da tiftikten örülen battaniyelerin arasına gömüldü.

Fakat bütün yorgunluğuna rağmen bir türlü uyku tutmuyordu. Ertesi gün kulübeden ayrılmadan  önce bir şeyler yapıp  o iskemleleri almalı, bunun için de iyi bir senaryo uydurmalıydı.



Mesela, hayatını kurtarmasına karşılık yaşlı adama birkaç koltuk satın alabilir ve eskimiş olduğu bahanesiyle dışarıya çıkarttığı iskemleleri, çaktırmadan minibüse yükleyebilirdi.

Hatta onları kaptığı gibi kaçmak bile mümkündü. Yürümeye dahi hali olmayan ihtiyar, sanki onun peşinden koşacak mıydı?Antikacı, kafasındaki fikirleri olgunlaştırmaya çalışırken dalıp dalıp gidiyor ve rüzgarın sesiyle uyandığı zamanlar, kaldığı yerden devam ediyordu. Bu arada yaşlı adamın sabah namazına kalktığını fark etmiş, hatta uyur uyanık bir halde olsa bile bir şeyler parçaladığını duymuştu.

Uyandığında, onun kuzine üzerinde yemek pişirdiğini gördü ve yattığı yerden etrafına göz gezdirirken, birden iskemleleri hatırladı. Hafifçe doğrulup çevresine baktı: Aman Allah’ım..! Antikalardan hiçbiri yerinde değildi.

Yaşlı kurt, herhalde planını anlamış olacak ki ve belkide  uykudaki konuşmasını duyarak onları emin bir yere koymuştu. Sakin görünmeye çalışarak: İliğim kemiğim ısınmış, dedi.

Çorbanız da güzel koktu doğrusu. Ancak akşamki iskemleleri göremiyorum. İhtiyar, odanın köşesine koyduğu iskemle parçalarından birini daha sobaya atarken:
İskemle dediğin, nedir ki dünya malı be evladım, dedi. Biz misafirimizi üşütür müyüz?



Her gün paylaştığınız faydalı bilgiler, haberler ve ibretlik ders veren hikayeler
  • ana sayfanıza düşsün istiyorsanız aşağıda yazan BEĞEN butonuna basın ve
  • Facebook sayfamızı beğenin...
  • Sayfamızı Beğendiğiniz İçin Teşekkür Ederiz.

Bunları Gördünüz mü?

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER